sık adet görmenin anlamı nedir. videoyu izleyin.
26 Haziran 2009 Cuma
adet kanaması sıklığı
Gönderen elektroseyir zaman: 18:58 0 yorum Bu kayda verilen bağlantılar
Etiketler: adet kanaması sıklığı
18 Haziran 2009 Perşembe
cinsel sorunlar
en fazla karşılaşılaşılan cinsel sorunlar ve cevapları;
cinsel sorunlar
* 34 yaşında bir erkeğim. Benim sorunum penisimin küçük olması. Bu konuda bana yardımcı olur musunuz?
Penisin büyümesi 18 yaşına gelinceye kadar sürer. Penisinin büyümesi 20 yaşından sonra durur. Penis, gevşek haldeyken ortalama 5-9 cm. sertleşmiş haldeyken 10- 18 cm. boyunda olan bir organdır. Kadında doğurganlığın, döllenmenin olabilmesi için erkeğin spermlerinin kadın vajinasının (haznesinin) arkasına ulaşabilmesi gerekmektedir, bunun için de 10 cm ve üzerindeki penis boyu yeterlidir. Cinsel yaşam için penis boyundan çok, sertliğini gerektiği kadar sürdürebilen penis daha önemlidir. Piyasada satılan penis büyüttüğü iddia edilen vakum pompaları, değişik doğal ilaçlar veya bazı yöntemlerin genelde hiç bir faydası yoktur. Hatta faydasından çok, sertleşme problemlerine neden olabilmektedir. Penis boyunu uzatmak için bazı ameliyatlar var. Bunun için bir Plastik ve rekonstrüktif cerrahi uzmanına (halkça bilinen adıyla estetik cerrah) başvurmanız gerekir. Penis büyütmek için en doğru ve sağlıklı yol budur.
cinsel sorunlar
MASTÜRBASYON YAPMIYORUM
* Ben 22 yaşında bir erkeğim. Ben hiç mastürbasyon yapmıyorum, cinsel ilişkiye de girmiyorum. Bazı sabahlar uyandığımda çamaşırım kirlenmiş olarak uyanıyorum. Bunun sebebi ne olabilir?
Mastürbasyon yapmak tehlikeli ve zararlı olmadığı gibi, mastürbasyon yapmamak da normal bir tercihtir. Mastürbasyon yapılmadığı ve cinsel ilişki kurulmadığı taktirde genellikle gece uykuda rüyalanma tabir edilen şekilde boşalma istem dışı şekilde gerçekleşir. Boşalmanın düzenli ve gereken sıklıkla gerçekleşmediği hallerde kasıklarda ve yumurtlarda dolgunluk hissi ve ağrı hissedilebilir, fakat bu bir hastalık değildir.
ANLAYIŞLI EŞ ÇABUK İYİLEŞMEYİ SAĞLAR
* Şu anda ruh sağlığıyla ilgili ilaç kullanıyorum. Bende sertleşme olayı tamamen yok oldu. Çok korkuyorum. Lütfen bana yardım edin.
Sertleşme sorunu olan hastaların yaklaşık %25'inden çeşitli ilaçlar sorumludur. Bu ilaçlar genellikle antidepressan ilaçlar, uyku ilaçları, tansiyon ilaçları, ağrı ilaçları ve prostat kanserinde kullanılan ilaçlardır. Depresyon ilacı kullanan insanların %70'inde az ya da çok görülür. Bu insanların önemli bir kısmı sırf bu yüzden ilacı bırakıyor ve tekrar başlamıyor. Fakat depresyon, tedavisinde ilacın da kullanılması gerekebilen gerçek bir hastalıktır. Tedavisiz kaldığında yaşam kalitesini alt üst eder, üretkenliği düşürür, hayattan haz almayı etkiler ve seyrek olsa da sonunda intihara kadar gidebilir. Bu nedenle hastalık ve tedavi sırasında ortaya çıkabilecek sorunların aşılmasında ailenin de işbirliği içerisinde olması çok önemli. Anlayışlı bir karı ya da koca, eşinin çabuk iyileşmesini ve ilaç kullanım süresinin kısalmasını sağlayabilir. Buna karşılık depresyon ilaçlarının cinsellik üzerine olumsuz etkilerini gidermeye yönelik araştırmalar da devam etmektedir.
cinsel sorunlar
PENİS EĞRİLİĞİ SPERMİ FIŞKIRTIR
* Penisten dışarı boşalma olurken, fışkırmama sebebi ne olabilir?
Yumurta ile spermin döllenmesi kadının tüplerinde olur. İşte spermin bu kanallara ulaşması için fışkırması gerekir. Penis eğriliği ve prostat iltihabı durumunda meninin dışarı çıkmasında bir yavaşlama olabilir. Bir üroloğa başvurmanızı öneririm.
ERTESİ GÜN HAPI...
* Adetim bittikten 2 gün sonra eşimle ilişkiye girdik. İlişki sonrasında içime boşaldı. Ben ertesi gün hapı içtim. Hapı içtikten 5 gün sonra tekrar az miktarda adet kanaması oldu. Bu kanama normal midir?
Ertesi gün hapı etkisiyle yeniden adet kanaması görmüşsünüz, bu son derece normaldir. Bir sonraki adetinizde aynı durum olmayacaktır.
TEST İÇİN BEKLEMELİSİN
* 4 yıllık varikosel hastasıyım. Bu zamana kadar ameliyat için cesaret edemiyordum. İki hafta önce mikro cerrahi yöntemiyle ameliyat oldum. Ameliyat öncesinde yapılan spermiogram testinde sperm sayım normal sayının yarısında çıktı, bunların da hareketleri zayıf çıkmıştı. Bundan sonra ne yapmam gerekiyor?
Varikoselin tek tedavisi ameliyattır. Biraz geç kalmış olsanız da ameliyat olmakla iyi yapmışsınız. Ameliyattan 6 ay sonra spermiogram yaptırmanız gerekiyor. Bu sonuca göre ne yapılacağına karar verilir.
İKİNCİYİ İSTEMİYORUM
* 23 yaşındayım. Erken boşalma problemi yaşıyorum. Bir kez boşalınca bütün isteğim bitiyor. İkinci ilişkiye girmek istemiyorum ama olmuyor. Bana yardımcı olursanız sevinirim.
Erken boşalma için ilaç tedavisi ya da psikiyatristlerin öğrettiği bazı teknikler vardır. Bu konuda yardım almak için üroloji uzmanına görününüz.
ZAR YIRTILMADAN GEBE KALINIR
* Benim merak ettiğim konu, bir kız kızlık zarı yırtılmadan hamile kalır mı? Diğer bir deyişle kızlığı bozulmadan hamile kalır mı?
Kalınır. Kızlık zarı tamamen kapalı değildir, adet kanının dışarı atılabileceği şekilde delik vardır. Spermler buradan geçerek gebeliğe neden olabilirler.
İLTİHAP GECİKMEYE NEDEN OLMAZ
* Benim idrar yollarımda iltihap var. Bu iltihap adet gecikmesine neden olur mu?
İdrar yolu enfeksiyonu adet gecikmesine neden olmaz. Adet gecikmesinin en beklenen sebebi gebeliktir. Eğer böyle bir durum yoksa hemen endişelenmenize gerek yok. Ama devam ederse mutlaka bir jinekologa başvurmanızı öneririm.
cinsel sorunlar
Gönderen elektroseyir zaman: 17:45 0 yorum Bu kayda verilen bağlantılar
Etiketler: cinsel, cinsel sorunlar, cinselsorunlar, sorunlar
adet döneminde beslenme
adet döneminde beslenme
Adet döneminde artış gösteren östrojen hormonu nedeniyle enerji açığa çıktığını belirten Alman Hastanesi Beslenme Uzmanı Hale Taşkın, “Enerji de tatlı besinlerde olduğundan tatlılara yönelme oluyor” diyor. Peki kadınlar bu tatlı krizlerini önlemek için ne yapmalılar? Hale Taşkın’a göre, kadınları zora sokan ve sonraki aylarda birbiri üstüne binen kilolarla kendini gösteren krizi baskılamak doğru değil. Yani bu dönemde hamur işi tatlılar yerine, sütlü tatlılar, meyveli yoğurt yiyerek durumu hafifletmek mümkün. Ayrıca meyveli yoğurt ve sütlü tatlılar grubu (sütlaç, kazandibi, muhallebi) kadınlarda 25 yaşından sonra yüksek oranda ortaya çıkan kalsiyum ihtiyacını da karşılıyor. Adet öncesi dönemde 2. 3 günde bir sütlü tatlı yemek krizin etkisini hafifletebiliyor. Birçoğumuzun vazgeçemediği çikolatayı küçük parçalar halinde çok az tüketmemiz gerekiyor. Sendrom kahvaltısı böyle oluyor
adet döneminde beslenme
Adet öncesi sendromuna mı girdiniz? Açlık krizi sizi çikolatalara mı yöneltti. Hemen durun orada. Sizin için diyetisyen Hale Taşkın’ın hazırladığı “sendrom kahvaltısı”na buyurun. İşte önerilerimiz:
Sabah Kahvaltısı: Şekerli süt, beyaz beynir (2 dilim), domates salatalık, bir iki tatlı kaşığı bal veya reçel, 2 dilim ekmek.
Ara: Bir porsiyon sütlü tatlı (muhallebi, sütlaç, kazandibi)
Öğle yemeği: Bir kase çorba, bir porsiyon sebze yemeği, salata ve komposto.
Ara: Bir gofret yenebilir, kalorisi düşüktür.
Akşam: 100. 150 gram et (3. 4 köfte), salata, 2 dilim ekmek
Ara: Aşure, kabak ve ayva tatlısı olabilir.
Öğünlerinizi bu özel listeye göre düzenlemenin ve sütlü tatlılar tüketmenin dışında neler yapabilirsiniz?
Şimdi de bunlara bir göz atalım:
1. Hayatınızdaki erkeği eğitin: Hayatınızdaki erkeği, sizi tatlılarla ayartmaması konusunda eğitin. Bu konuda yazılmış kitapları, yazıları okumasını sağlayın. Siz tatlı bariyerini aşmaya kalkışsanız da mücadelenizde size yardımcı olması konusunda ondan destek isteyin.kadinca.net
2. Perhiz yapın: Bu dönemde karbonhidratları azaltmak açlık krizlerini önler. Meyve suyu içmeyin, kavun veya elma tüketmeye özen gösterin. Sadece bir öğün elma yeyin.
3. Kafeini yok sayın: Kahve, çay, cola ve çikolata adet öncesi sendromunu artırır. Bu dönemde mümkün olduğunca kafeinden uzak durun.
4. Alkole yaklaşmayın: Alkol aslında saf şekerdir ve hemen yağa dönüşür.
5. Yiyecek alerjisine dikkat: Alerjiniz olan besinleri tüketirseniz etkisini artırmış olursunuz.kadinca.net
6. Jimnastik yapın: Adet öncesi dönemde haftada 3 veya 5 seans halinde jimnastik yaparsanız kaslarınız rahatlamış olur.
Alternatif şekerler tüketin
Tüm bunlara rağmen şeker, çikolata ve başka tatlılardan uzak duramıyorsanız, bir önlem daha alabilirsiniz. Diş Dostu Vakfı’nın Türkiye temsilcisi Selda Alemdar, günümüzde Xylitol, isomalt, maltitol, mannitol ve sorbitol gibi doğal tatlandırıcılarla üretilen şekerlerin ağızda asit oluşturmadıklarını söylüyor. Şemsiye altında gülen diş logosuyla satılan bu ürünler, dişlere zarar vermeyen ürünlerden oluşuyor.
5 Adımda sağlıklı gülüşler
1. Düzenli olarak dişhekiminizi ziyaret etmek, saklı problemlerin ortaya çıkmasını sağlar.
2. Dişlerinizi günde bir kez diş ipi ile temizleyin. Fırçanın ulaşamadığı birçok yere ulaşır çünkü.
3. Öğün aralarında atıştırmaktan kaçının.
4. Şişkin, kırmızı, kanayan dişetleri, kötü nefes kokusu dişeti hastalığının işaretidir.
5. Günde iki kez 2,5-3 dakika dişlerinizi fırçalayın.
adet döneminde beslenme
Gönderen elektroseyir zaman: 06:45 0 yorum Bu kayda verilen bağlantılar
Etiketler: adet döneminde, adet döneminde beslenme, adetdönemindebeslenme, beslenme adet, döneminde beslenme
16 Haziran 2009 Salı
Adım adım gebelik
Adım adım gebelik
Adım adım gebelik
1. Hafta
Bebeğiniz...
Gebelik aşağı yukarı 40 hafta sürer. Gebelik takip edilirken gebelik haftasının hesaplanması son adet tarihinin ilk gününe göre yapılır. Gebeliğin yaşını belirleyen, döllenmiş olan yumurta hücresinin gelişimidir. Döllenecek olan yumurta, son adet tarihinin ilk gününde gelişmeye başlar ve çatlama sonrasında yumurta kanallarına atılır ve burada sperm ile döllenir.
Son adet tarihinin ilk gününden itibaren yeni bir yumurta hücresi gelişmeye başlar ve bu yumurtlama zamanında yumurta kesesi çatlayarak yumurta kanallarına atılır. Bu yumurta hücresinin hafta olarak yaşı gebelik haftası olarak kabul edilir.
Adım adım gebelik
Siz...
İdeal bir gebelik geçirebilmek ve ideal bir ebevyn olabilmek için gebelik zamanlaması ayarlanabilmelidir. Gebeliğin planlandığı zamana göre önceden tedbirler alınmalıdır. Özellikle alkol ve sigara gibi maddelerin kullanımı kesilmeli ve çalışma ortamında maruz kalınan olası zararlı ortamlardan da kendini korumalıdır. Ayrıca aileden gelen hemofili, kistik fibroz, kan uyuşmazlığı gibi durumların gebelik öncesinde bir uzman yardımıyla tespit edilmesi ve bebeği etkileyebilecek olası koşulların ortadan kaldırılmaya çalışılması gerekmektedir.
2. Hafta
Bebeğiniz...
Bu arada döllenmiş yumurtanın yerleşeceği ve gelişerek büyüyeceği tabaka olan rahim içindeki endometrium bölgesi gebeliğe uygun bir şekilde kalınlaşmaya devam etmektedir.
Eğer gebelik gerçekleşmez ve döllenen yumurta rahim içi tabaka tarafından tutulmaz ise adet kanaması ile birlikte atılır.
Sperm yumurtanın içine girdikten sonra, spermin 23’er kromozomluk genetik materyalleri birleşir ve 46 kromozomluk bir hücre oluşur. Eğer yumurtaya girmeyi başaran sperm X kromozomu taşıyorsa oluşacak bebeğin cinsiyeti kız, Y taşıyorsa erkek olur.
Gebe kalmanın en ideal yolu, eşlerin düzenli olarak haftada en az iki kez ilişkiye girmeleridir.
Siz...
Kadınlar yumurtlama günlerini sağ ya da sol kasıklarındaki kısa süreli ağrıdan, vücut ısısının yaklaşık 1 derecelik artışından ya da bir doktor yardımı ile tespit etmeleri mümkündür. Gebeliğin gerçekleşmesi için yumurtlamadan sonraki yumurta hücresinin spermle döllenmesi gerekir. Yumurtanın etrafını çok sayıda sperm hücresi sarar; fakat bunlardan yalnızca bir tanesi içine girmeyi başarabilir.
Adım adım gebelik
3. Hafta
Bebeğiniz...
Bebeğin rahime tutunmasından sonra gebelik hormonu (beta HCG) salgılanmaya başlanır. Eğer kanda gebelik hormonunun ölçümü yapılacak olursa, gebeliğin varlığı tespit edilebilir.
Siz...
Yumurta ve spermin birleşmesi sonucu oluşan hücre bölünerek çoğalmaya başlar ve blastosist aşamasında rahim içi tabakaya (endometrium) yerleşerek burada çoğalmasına devam eder. Bebek adayının rahim içi tabakaya tutunmasına implantasyon (yerleşme) denir. Bu aşamada bazı anne adaylarında lekelenme, tarzında bir kanama görülebilir. Buna implantasyon kanaması denir.
4. Hafta
Bebeğiniz...
Henüz siz gebe kaldığınızı fark etmemenize rağmen rahminizdeki bebeğin temel dokuları olan endoderm (bu dokudan akciğerler ve karaciğer, sindirim sistemi ve pankreas) mezoderm (iskelet, kas sistemi, böbrekler, kan damarları ve kalp), ektoderm (cilt, saç, göz bebekleri ve sinir sistemi) gelişmeye başlamıştır.
Siz...
Adet gecikmesinin olduğu hafta içinde adet görecekmiş gibi belirtilerin hissedilmesi (yorgunluk, göğüslerde dolgunluk, ağrı ve ruh hali değişiklikleri gibi) normaldir. Gebelik belirtileri henüz ortaya çıkmamıştır.
5. Hafta
Bebeğiniz...
Bu gebelik haftasında ultrason yapıldığında gebelik kesesi görülebilir. Fakat kese içindeki embryo henüz görüntülenecek kadar büyümemiştir.
Bebeğin bu haftalarda arka kısmı ön kısmına göre daha hızlı gelişim gösterir ve ters bir C şeklini almış durumdadır.
Nöral tüp adı verilen bebeğin baş kısmından en ucuna kadar kıvrımlı bir yapı oluşmaktadır. Bu yapıdan beyin ve omurilik dokusu gelişecektir. Bu arada oluşan balon şeklindeki yapı ise yolk kesesidir. Bu kese erken dönemde bebeğin gelişiminden sorumludur ve plasentanın (bebeğin eşi) gelişmesiyle ortadan kalkar. Daha önceki haftalarda oluşmuş olan kalp damarlara kanı pompalayarak dokuların kanlanmasını sağlamaya başlamıştır.
Siz...
Salgılanan hormonlar nedeniyle gebeliğinizin bu döneminden itibaren göğüslerde dolgunluk, hassasiyet gibi belirtiler hissedilmeye başlar. Bunun nedeni süt bezlerinin yavaş yavaş uyarılmaya başlamasıdır. Sık acıkma ve sabah bulantıları artan hormonlar seviyesine bağlı olarak ortaya çıkar. Rahmin büyümeye başlaması ve idrar kesesine baskı yapması nedeniyle sık idrara çıkma ihtiyacı doğabilir.
Adım adım gebelik
6. Hafta
Bebeğiniz...
Bebek bu haftada 8-10 mm boyundadır. Her geçen gün bebeğin dokuları hızla gelişir: Göbek kordonu, gözler, göz kapakları, kulaklar, ağız, burun delikleri, parmaklar belirginleşir. Bebeğin kol ve bacak oluşumları belirgin hale gelir.
Gebelik süresince bebek amnios kesesi adı verilen bir sıvı içinde gelişmektedir. Bu içi sıvı dolu kese bebeği darbelere, ısı değişiklikleri gibi zararlı olabilecek etkenlerden korur.
Siz...
Gebelik süresince hormonların seviyesinin artmasıyla özellikle sabahları olmak üzere gün içerisinde bulantı şikayetleriniz fazlalaşabilir. Bazı gıdalar aklına geldiğinde bulantı hissedebilir, bazı gıdaları da canınız çok çekebilir. Anne adaylarının bazıları parfüm kokularından, bazı yemeklerin kokularından ve hatta ender durumlarda kendi eşlerinin kokularından bile rahatsız olacak duruma gelebilirler. Tüm bu yaşanan durumları normal ve geçici bir süreçtir.
Bulantı dışında sık idrara çıkma, yorgunluk, uykuya eğilim, başağrıları gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Baş dönmesi de bu dönemin tipik belirtilerindendir.
Gebelik döneminin en başından itibaren meme uçlarında koyulaşma, memelerde büyüme ve ağrı olabilmektedir.
Gebeliğin ilk üç ayını içeren dönemde (birinci trimester) bebeğin organ gelişimi devam ettiği için sadece doktorunuzun önerdiği ilaçları kullanmalısınız.
Gebeliğiniz süresince saçınızı boyamaktan ve manikür yaptırmaktan kaçınmanızda fayda vardır. Alkol, sigara, kahve, bilgisayarın yaydığı ultraviyole ışınlarından ve röntgen filmi çektirmekten uzak durmalısınız.
UYARI!
Bu haftalarda vajinal kanama ve takiben kasıklardaki kramplar düşük habercisi olabilir. Uzun süren kanama ve kramplar çoğunlukla düşükle sonlanır. Bu bulguları saptadığınızda derhal doktorunuza başvurmanız gerekir. İstirahat ve doktorunuzun önereceği ilaçlar düşüğü önleyebilir.
7. Hafta
Bebeğiniz...
Bebeğinizin sindirim sistemi ve akciğerleri gelişimine devam etmektedir. Yüzü ve göz bebeğinin renklenmesi ve ağız açıklığı oluşmaya başlamaktadır. Kol ve bacak taslakları bu haftada hızlı bir gelişim göstermektedir. Dizler, dirsekler, el ve ayak parmakları da gelişimine devam etmektedir. Kulaklar ve burun kökü gelişimini sürdürüyor.
Siz...
Gebeliğin ilk dönemlerinde bulantı ve kusma nedeniyle kilo kaybediyor olabilirsiniz.
Gebelikle başlamış olan bulantılar 16. haftaya kadar sürebilir. Yükselen Beta HCG hormonuna bağlı oluşan bulantı çoğul gebelikler ile daha fazla olur. Sık sık ve az yemek ile önlenebilen bulantılar, sağlıklı bir gebeliğin göstergesidir.
Yataktan kalkmadan önce kraker tarzı gıdalardan atıştırmak bulantınızı hafifletecektir.
Midenizi aşırı sıvı ile doldurmayın ve sıvıları yemekler arasında alın. Tüm önlemlerinize rağmen şikayetleriniz azalmıyorsa doktorunuza başvurun.
Adım adım gebelik
8. Hafta
Bebeğiniz...
Bebeğinizin boyu bu haftada yaklaşık 14-20 mm ve ağırlığı da yaklaşık 3 gr’dır. Bebeğin ilk hareketleri de oluşmaya başladı. Ancak bu hareketleri siz 16. ve 20. haftalar arasında hissedebilirsiniz.
Bebeğin dili, dudakları ve diş taslakları bu haftalarda gelişmeye başlıyor. Akciğerlerin gelişimi bu hafta hızlanmaktadır. Bebeğin gözleri bu hafta da hâlâ başın her iki yanında bulunmaktadır. Barsaklar, pankreas ve bronşlar da yavaş yavaş belirgin hale gelmeye başlamıştır.
Kıkırdak halindeki kemikler gelecek haftalarda sertleşmeye başlayacaktır. El ve ayak parmakları tamamen oluşmuş; fakat henüz birbirlerinden ayrılmamışlardır.
Siz...
Bu haftada rahminiz bir portakal büyüklüğündedir ve mesanenin üzerine basınç yapmaktadır. Bu nedenle sık idrara çıkma şikayeti devam etmektedir.
Hormonlardaki değişimden dolayı cilt problemleri yaşamak mümkündür. Ergenlik dönemindeki sivilcelerin tekrarladığı düşünülebilir. Ciltteki bu değişiklikler birinci trimesterden sonra kaybolacaktır. Nadir olarak tüm gebelik boyunca da devam edebilir.
9. Hafta
Bebeğiniz...
Bebeğin boyu 22-30 mm ve ağırlığı yaklaşık 4 gram civarındadır. Dudaklar gelişimine devam ediyor, ağzın açılıp kapanma hareketleri başlıyor. Gözlerdeki gelişim sürmekle birlikte gözlerin üzerinde koruyucu bir tabaka oluşmaktadır.
Siz...
Göğüslerdeki hassasiyet artabilir. Hormonlardaki değişiklikler ve rahmin genişlemesinden dolayı mide yanması ve hazımsızlık şikayetleri görülebilir. Midenin aşırı şekilde dolmaması ve asitli yiyeceklerden uzak durulması faydalı olabilir.
10. Hafta
Bebeğiniz...
Bebeğin boyu 31-42 mm ve ağırlığı yaklaşık 5 gramdır. Bu haftadan itibaren bebek daha çok küçük bir insan formunu almaya başlamıştır. Bebeğin beyin gelişimi de devam etmektedir. Bebeğin kalbi de oluşumunu tamamlamıştır. Dış cinsel organlar henüz görülmemekle birlikte erkek bebeklerde testisler testesteron üretmeye başlamıştır. Böbrekler idrar üretmeye başlar ve üretilen bu idrar, amnios kesesi içine boşalarak sıvının kalıcılığını sağlar.
Siz...
Bu haftalarda varis, ayaklarda aşırı şişme gibi durumlar ortaya çıkabilir. İki saatte bir ayağa kalkmalı ve en az 10 dakika dolaşmalısınız. Hormonların etkisiyle bazı gebelerde sinirlilik, huzursuzluk, keyifsizlik gibi sıkıntılar gelişebilir.
Gebelikte kan miktarı % 40-50 oranında artış gösterir. Kilo artışı kişiden kişiye değişiklik gösterir. Gebelikte alınacak toplam kilonun en önemli belirleyicisi gebelik öncesi kilodur. Gebelik süresince kesinlikle asla diyet yapılmamalıdır. Normal şartlarda bir anne adayının ortalama 12,5-17,5 kilo alması gerekir.
11. Hafta
Bebeğiniz...
Bu haftada bebek artık embryonik gelişimini tamamlayarak fetus adını alacak büyüklüğe erişmiştir. Kulaklar baştaki yerini almaya başlamıştır. Bu haftada baş, gövdeden daha büyüktür.
Siz...
Rahmin genişlemesi ile birlikte vücudun ağırlık merkezi öne doğru kayar. Annenin vücudundaki bu değişim bel ağrısı şikayetlerine yol açar.
11-12. haftalar arasında ikili test denilen bebeğin ultrasonda ense kalınlığı ölçümü ve anne kanından ölçülen değerler ile bebekte oluşabilecek doğuştan kromozamal bozukluklar hakkında risk hesaplamaları yapılır.
12. Hafta
Bebeğiniz...
Bebeğin boyu yaklaşık 61 mm ve ağırlığı yaklaşık 9-13 gramdır. Bebeğin tüm organları oluşumunu tamamlamış ve hacim olarak büyümeye başlamıştır. Bebeğin yüzü çok daha fazla insana benzemektedir. Bebek tarafından henüz kontrol edilemeyen kas hareketleri gelişmektedir. El ve ayaklarda tırnaklar ortaya çıkmıştır. Saç ve tırnaklar uzamaya başlar. Barsaklarda hareket başlamıştır.
Siz...
Hamilelik döneminde büyüyen rahim mesaneye baskı yapmaktadır. Bu da baskı hissine ve sık idrara çıkmaya neden olur. Bu haftada rahmin yükselmesi ile sık idrara çıkma ve baskı hissi yok olmaktadır. Fakat gebeliğin son döneminde tekrar görülecektir.
Bu haftalarda artan kan hacminden dolayı baş ağrısı şikayetleri çok sık olmaya başlar. Bu haftaya kadar yaşanan en sık şikayetler bulantılar ve yorgunluk hissi bu haftadan itibaren azalmaya başlar.
GEBELİK TAKİP TAKVİMİ
Gebelik haftası
* Gebelik öncesi
* 4-14. hafta
* 10-14. hafta
Gebelik öncesi neler yapılır?
* Anne ve baba adaylarının genel sağlık kontrolü
* SMEAR
* Kan grubu kontrolü
* Toxoplasma, rubella, hepatit, cytomegalovirus tahlilleri
* Karyogram (Eşlerin kromozom tahlili): Ailede genetik problem varsa bu yönde araştırma
* 2 ay folik asit tedavisi
4-14. haftada neler yapılır?
* Anne baba adayının sağlık kontrolü
* Ultrason (USG)
* Gerekirse BHCG
* Gebelik kesesi testi
* Kalp atışlarının tespiti
10-14. haftada neler yapılır?
* Ense kalınlığı ölçümü
Gebeliğin ikinci yarısında: Bebeğiniz ve siz
13. ile 24. haftalar arasındaki bebek artık düşük tehlikesini atlatmış ve olgun bir bebek olma yolundaki adımlarını atmaya başlamıştır. Bu dönemi sağlıklı bir şekilde geçiren bebeklerin doğuştan sakatlık olasılığı kalmamıştır.
Artık bebek bu aşamadan sonra normal gelişimini tamamlamaya başlayacaktır. Gebeliğin sağlıklı sürebilmesi için bu dönemde bebeğin yakın takipte olması gerekir. Gebelik sürecinde kadın doğum uzmanlarının bebeğin doğuştan sakatlık problemine sahip olup olmayacağı konusunda kesin tanının konulduğu dönemdir.
Bu tespitin yapılabilmesi için bu dönemde üçlü test ve gerekli görüldüğü takdirde amniyosentez yapılması ayrıca ikinci düzey ultrasonografinin çekilmesi gerekmektedir.
13. Hafta
Bebeğiniz...
Bu ayda bebeğinizin göz kapakları oluşmuştur ancak 4. aya kadar kapalı kalacaktır. Bebeğiniz parmağını ağzına almaya başlayabilir. Gözleri kafasının yan tarafından ortaya doğru kaymaya başlamış ve kulakları normal yerine doğru hareketlenmeye başlamıştır. Boyu 65-68 mm, ağırlığı ise yaklaşık olarak 14-20 gr civarındadır.
Siz...
Salgılanan gebelik hormonları ile cildinizde birtakım değişiklikler olabilir. Genelde yüz ve boyunda lekeler ile karşılaşılabilir. Özellikle sabahları karşılaşılan sıkıntılar (mide bulantısı gibi) yakında sona erecek, gebelik belirtileri artarak düşük riski azalacaktır. Rahmin büyümesine bağlı olarak hafif bir kasık ağrısı hissetmek normaldir.
14. Hafta
Bebeğiniz...
Bebeğinizin boyu 80-113 mm, ağırlığı ise 25 gr civarındadır. Şimdi yüzü daha fazla gelişmiş olup, yanakları ve burnu görülebilmektedir. Artık bebek kafasını dik tutabiliyor, el ve kollarını hareket ettirebiliyor. Bebeğinizin parmak izi bu hafta gelişmeye başlayacaktır. Bu hafta bebeğinizin iç organları için önemli bir haftadır. Trioid bezi gelişerek hormon üretmeye başlamakta ve erkeklerde prostat bezi görülmekte, kızlarda ise yumurtalıklar oluşmaya başlamaktadır.
Siz...
Gebeliğinizin en keyifli olan ikinci üç aylık dönemindesiniz. Kendinizi daha enerjik hissedeceksiniz. Rahminiz gün be gün büyüyecek. Rahmin büyümesinden ve progesteron hormonunun gevşetici etkisinden mide sıvınız yemek borunuza kaçarak yanmalara sebep olabilecektir. Gebeliğin bu döneminde ilk dönemlerinde kaybettiğiniz cinsel dürtüleriniz yeniden başlayacak.
15. Hafta
Bebeğiniz...
Bebeğin cildi o kadar incedir ki kan damarları görülebilmektedir. Bebeğinizin kaşları ve saçları çıkmaya başlamaktadır. Bebeğinizin hareketliliği ve esnekliliği artmaktadır. Ellerini açıp kapatabilmekte ve elini yumruk yapabilmektedir. Kemik gelişimi hızla sürmektedir.
Siz...
Gebelik kıyafetleri almanın zamanı geldi! Bu kıyafetler ile daha rahat edeceksiniz. Elinizi karnınızda tuttuğunuzda rahminizi bir top gibi hissedebilirsiniz. Gebeliğin ikinci üç aylık dönemi, tatil için en uygun dönemdir. Göğüslerinizden sıvı gelişi olabilir, bu haftalarda normal bir belirtidir.
16. Hafta
Bebeğiniz...
Bebeğinizin boyu 108-116 mm, ağırlığı ise yaklaşık 80 grama ulaşmıştır. Yüz kaslarının gelişmesinden dolayı ağzını açıp kapatabilmekte ve göz kapaklarını oynatabilmektedir. Gözleri ve kulakları artık normal yerindedir. Bebeğin bağırsaklarında fötal dışkı birikmektedir. Göbek kordonu sistemi olgunlaşmış ve bebeğin eşi olan plesenta bebekle eşdeğer büyüklükte olmuştur. Bebekte solunum hareketi ve ışığa karşı refleks ortaya çıkmaya başlar. Bebeğin cinsiyetini ultrason ile tespit etmek mümkün olabilir.
Siz...
Rahminizin bebek ve plesenta ile beraber büyümesi ile amniyo sıvısı da artmaktadır. Bu haftada üçlü tarama testi de (down sendromu) yapılmalıdır.
17. Hafta
Bebeğiniz...
Bebeğiniz hızlı bir büyüme sürecine girmiştir. Bebeğin tüm organ sistemleri çalışmakta ve içinde bulunduğu sıvıyı ciğerlerine çekerek nefes alıp verme sistemini oluşturmaktadır. Bebek cilt altında yağ depolayarak daha sonraki hayatında ısı dengesini sağlamak için hazırlık yapmaktadır.
Siz...
Kalbiniz yüzde 40 daha fazla bir kan basıncı ile karşı karşıya kalabilmekte ve ince damarlardan daha fazla kan pompalamaya çalışmaktadır. Bu nedenle bazen burun kanaması normal olabilmektedir.
18. Hafta
Bebeğiniz...
Bebek bu hafta 12,5-14 cm boyunda ve yaklaşık 150 gram ağırlığındadır. Kemik gelişimi devam etmekte ve sertliği artmaktadır. Bebek bu dönemde farklı uyku pozisyonları belirler. Bebeğinizin hareketlerini bu haftalardan itibaren hissetmeye başlayabilirsiniz. Ve bebeğiniz dış dünyadan gelebilecek etkilere karşı bu haftadan itibaren duyarlı olacaktır.
Siz...
Artık gebe olduğunuz dışarıdan da çok net anlaşılmaktadır. Düz kaslardaki gevşemelere bağlı olarak da ani tansiyon düşmeleri görülebilir. Karnınızın genişlemesinden dolayı kan damarlarına yapılan baskı sonucu bu haftalarda hemoroid şikayetleriniz olabilir.
19. Hafta
Bebeğiniz...
Bebeğiniz bu haftada 13-15 cm boyunda ve yaklaşık 200 gram ağırlığındadır. Bebeğinizin beyninin gelişmeye başlaması en önemli gelişmedir. Bebeğinizin kalıcı dişleri, süt dişlerinin arkasında belirmeye başlar.
Siz...
Rahminizin büyümesi ve kilonuzdaki artıştan dolayı vücudunuzun duruş şekli bozulacak ve uyku pozisyonunuz değişecektir. Daha çok yastıkla kendinizi desteklemeniz faydalı olacaktır. Göğüs uçlarının büyümesi ve renklerinin koyulaşması bu haftalarda normaldir.
20. Hafta
Bebeğiniz...
Bebeğiniz bu haftada yaklaşık 14-16 cm boyunda ve yaklaşık 260 gram ağırlığındadır. Bebeğin koku, tat ve işitme duyuları aktif olmaya başlamakta ve vücudunu kaplayan tüyler özellikle yüz ve boyun çevresinde toplanmaya başlamaktadır.
Siz...
Rahminizin genişlemesinden dolayı ciğerlerinize, midenize ve böbreklerinize bir baskı olacaktır. Bu sebeplerden dolayı nefes almanızda güçlük yaşayabilir ve idrara sık çıkabilirsiniz. Bel bölgenizde baskı hissedebilirsiniz. Vücudunuzda kahverengi ya da kırmızı çizgiler, şeritler oluşabilir.
Adım adım gebelik,Adım adım,gebelik Adım,adım gebelik,Adımadımgebelik
Gönderen elektroseyir zaman: 15:14 0 yorum Bu kayda verilen bağlantılar
Doğum sonrası adet
Doğum sonrası adet
Bir çok kadın doğum sonrasını artık rahatlayacağı bir dönem olarak düşünür. Gebelik sona ermiş, heyecanla beklenen doğum olmuş ve hayatınıza bir küçük insan daha katılmıştır.
Bu küçük insan annenin hayatının odak noktası oluverir. Anne ve bebeğin birbirini tanıması, anlaması ve birlikte yaşamaya alışmaları anneye diğer günlük faaliyetlerinin yanısıra bir sürü yeni sorumluluklar getirir. Ve bu süreçte anneler çoğunlukla kendilerini unuturlar.
Oysa, en az bebek kadar onu dünyaya getiren annenin sağlığı da önemlidir. Annenin sağlığı, üzerine titrediği bebeğinin sağlığını ve mutluluğunu doğrudan etkiler.
Unutmayın,
Doğum sonrası adet
SİZİN MUTLU OLMANIZ BEBEĞİNİZİN DE MUTLU OLMASI DEMEKTİR.
Her annenin doğum yaptıktan sonra bebeğini kontrol ettirdiği gibi kendisini de sağlığı açısından kontrol ettirmesi gerekir. Doğumdan sonraki iki ay içinde lohusanın doğum sonu kontrolü yapılmalıdır. Kontrol için 3 aydan uzun bir süre geçirilmemelidir.
DOĞUMDAN SONRA İLK GÜNLER
Normal bir doğumdan sonra birkaç saat içinde yataktan kalkabilirsiniz. Olabilecek en erken zamanda ayağa kalkmak ve hareket etmek kan dolaşımı için olduğu kadar barsakların iyi çalışması için de yararlıdır. Birçok hastane normal doğum sonrası 24 saat içinde anneyi taburcu etmektedir, ama bu günlük hayatınıza hemen başlayacaksınız demek değildir. Doğumdan sonra, özellikle ilk günlerde yorulmamalı ve dinlenmelisiniz. Aksi takdirde kanama ve ağrılar artabilir. Yüksek ateşte (380) kesinlikle doktora danışmak gerekir.
Doğumdan sonra gece terlemeleri ve emzirirken ateş basmaları olabilir.
Emzirmenin başlangıcında memeler acıyabilir. Bebek doğru emiyorsa bu acı giderek azalabilir ve bebek emdikçe tümüyle geçer. Bebek memelerdeki sütü boşaltacak şekilde sık sık emzirilirse memelerdeki süt birikimine bağlı anneyi rahatsız edecek şişlikler, kızarma ve ağrı olmaz. Olduğu takdirde sütü boşaltmak, emzirmeden önce sıcak su ile pansuman ya da banyo yapmak, emzirdikten sonra memelere soğuk su ile pansuman yapmak şikayetleri azaltır.
Ev işlerinizi ve varsa diğer çocuklarınızın bakımını eşiniz, akrabanız, arkadaş ya da komşularınızla paylaşmak işinizi kolaylaştıracaktır. Destek alamadığınız durumlarda ise önceliği bebeğinize ve kendinize vermek en iyisidir.
Anne olmak kadının hayatında çok büyük bir değişikliktir. Eşiniz de aynı değişimi baba olarak yaşayacaktır.
Doğum sonrası adet
Doğumdan sonraki ilk günlerde bazı kadınlar nedensiz üzülebilir, aniden ağlamaya başlayabilirler. Birdenbire artan sorumluluklar endişe duymaya neden olabilir. Özellikle sütün gelmeye başladığı dönemde görülen bu tür inişli çıkışlı duyguların sorumlusu vücuttaki hormonal değişiklikler olabilir.
Bebeğinizle birbirinize alıştıkça, kendinize güveniniz arttıkça bu türden duygular azalmaya başlar.
Diğer annelerle korkular ve duygular üzerinde konuşmak kendinizi daha az yalnız hissetmenizi sağlar. Eşin, arkadaşların ve ailenin desteği bu dönemi daha kolay atlatmanıza yardımcı olur. Ama, daha fazla yardıma ihtiyacınız olursa doktora başvurunuz.
DOĞUMDAN SONRA VÜCUDUMUZDA NELER OLUR?
Doğumdan sonra gebelikte büyümüş olan rahim yavaş yavaş küçülmeye başlar. Bu amaçla da sık sık kasılır. Doğumdan sonra yuvarlak, sert bir kitle halinde karın bölgenizde elinize gelen rahminiz 10 gün sonra küçülür ve artık elinizle hissedemezsiniz. Kırkınız çıktığında tümüyle eski haline dönmüş olacaktır. Bebeğinizi emzirmek bu sürecin hızlanmasına yardım eder. Kasılmalar fazla olabilir ve rahatsız edebilir, ama birkaç gün içinde azalacaktır.
Doğum sonrası ilk günlerde kanlı, miktarı fazla bir adet kanaması gibi sonra pembe, daha sonra kahverengimsi bir akıntı olur. Birkaç hafta sonra rengi beyaza döner. Hijyenik bağınızı 6 saatten kısa sürelerle değiştirmelisiniz. Eğer kanama anormal ölçüde fazlalaşırsa, ateşiniz çıkarsa ya da akıntınız kötü kokuyorsa doktora başvurunuz.
Doğumdan sonraki ilk bir ayda "kırk sonu" da denilen, adet kanamasına benzer bir kanama olabilir. Bu kanama adetlerin başladığını göstermez. Bebek yalnız anne sütü ile besleniyorsa genellikle ilk 6 ayda adetlerin başlaması ve düzenli olması beklenmez. Telaşlanmamak gerekir. Zamanla düzene girecektir. 18 aya kadar adet görülmediği de olabilir.
Doğum sonrası adet
DOĞUM SONU KANAMASI NASIL AZALTILABİLİR?
* Doğum sonrası olan kanamanın azaltılması için karın masajı yapılır.
* Zaman, süre, yer önemli değildir.
* Rahim gebelikte içinde bebek bulundurduğu için normal ölçülerden çok daha fazla büyür.
Siz elinizle karından aşağıya doğru rahimi sıkıştırarak masaj yapabilirsiniz. Masajlarda ağrı hissedilmez ve hiçbir zararı da yoktur.
DİKİŞLİ DOĞUM YAPILDIYSA
DOĞUM SONU DİKİŞLERİN TEMİZLİĞİ
* Dikişler için en iyi bakım temizliktir.
* Tuvalette taharetlenirken her zaman önden arkaya doğru temizlenin.
* Taharetlenmede eczaneden alacağınız özel olarak hazırlanmış ilaçlı sularla (karışımla) temizlenin.
* Dikişler 7-10 gün sonra artık acımayacak, iyileşecektir. Fazla ayakta durmak, yatmamak dikişlerin iyileşmesini geciktirir. Ağrıya neden olur.
* Dikiş yerlerinde kızarıklık, akıntı ve şişme varsa iltahaplanmış olabilir. Doktora başvurunuz.
* Dikiş yerlerinde ağrı, hassasiyet varsa günde iki kere masa lambasıyla ısıtabilirsiniz.
DOĞUM SONRASI BESLENME
* Eski vücut ağırlığınıza hemen dönmek için acele etmeyiniz. Bu süre 6 ay sürebilir. Bebeğinizi emziriyorsanız eski formunuza daha kolay dönersiniz. Doğum sonrası karın büyümesine ve sarkmasına karşı karnı sarmanın veya korse kullanmanın yararı yoktur. Bunu engellemenin en iyi yolu doğum sonu cimnastiğidir.
* Anne aşırı kilo aldıysa, her ay 2 kilo kaybedebilir. Ayda 2 kilodan daha fazla kilo kaybı doğru değildir.
* Lohusalıkta, zayıflama diyeti uygulanmamalıdır. Ancak unlu ve yağlı besinlerden fazla yememeğe dikkat edilmelidir.
* Doğumdan sonra anne bebeğini emzirirken gebelik öncesi döneme göre en az 1 litre su ve sulu gıdalar, 2 tane meyva veya 2 tabak sebze yemeği, 3 dilim ekmek ya da bir tabak makarna-pilav, 1 yumurta, 1 bardak süt ile ek olarak beslenmelidir.
* Demir hapınızı almaya devam edin. Bu hem gebelik süresince azalan demir depolarınızı dolduracak; hem de sütünüz yoluyla bebeğinizin demir gereksiniminin bir kısmı karşılanacaktır.
DOĞUMDAN SONRASI BANYO
* İlk yıkanmalar ayakta duş şeklinde yapılmalıdır.
* Sezeryanlı doğumdan sonra genellikle 4 ya da 5. günde dikişler alınır ve dikişler alındıktan sonra duş alınabilinir.
DOĞUM SONRASI CİNSEL İLİŞKİ
Sezeryanla olsun, normal doğumla olsun doğum sonu kanaması tümüyle bitmeden önce ilişkide bulunmak doğru değildir. Genel olarak döl yolunun iltihaptan koruyucu ortamı kanama sırasında etkilenir, mikroplara karşı koruyuculuğu azalır. Doğum sonu rahim kolay iltihaplanır. Bu nedenle ilişki için kanamanın bitmesini beklemek iltihaplı hastalıklardan korunmak için doğru bir davranıştır. Doğum sonrasında vajende (haznede) görülebilen kuruluk kadın için rahatsız edici olabilir. Rahatlamak için gliserin kullanılabilir.
Çiftler özellikle kadın kendini rahat hissettiğinde cinsel ilişkiye başlanabilir.
Doğum sonrasında bazı kadınlarda cinsel ilişki isteği azalabileceği gibi, kimi kadınlarda da artabilir. Her iki durum da normaldir. Çiftlerin birbirlerine gösterdikleri anlayış ve uyum (özellikle erkeğin) önemlidir.
SEZARYEN DOĞUM SONRASI:
* Sezaryenden sonra anneler kendilerini birkaç gün hasta ve yorgun hissedebilirler. Ameliyat bölgesinde acı duyabilirler.
* Sezaryenli anneden kendisini iyi hissettiğinde yürümesi istenir. Yürümek acı verebilir, ama kan dolaşımına yardımcı olacağını düşünün.
* Doktorunuz izin vermeden su içmemeli ve yemek yememelisiniz.
* Sonda ve serum 24 saat sonra çıkartılır.
* Bebeğinizi uyandıktan sonra ve her ikinizin de sağlık durumu elveriyorsa sırtüstü ya da yan yatarak hemen emzirmeye başlayabilirsiniz.
* Sezaryenden sonra birkaç gün hastanede (4 ya da 5 gün) kalacaksınız.
* Evde dinlenmeye zaman ayırın. Gündüzleri günde bir kere uyuyun. Çok merdiven inip çıkmayın. Ağır şeyler kaldırmayın (3 ay). Hafif ev işleri yapabilirsiniz, ama aralarda dinlenerek.
* Bol elbiseler, yürürken ve ayakta dururken rahat terlikler giyin.
* Dikişler alındıktan sonra ayakta duş yapabilirsiniz, ama dikiş yerlerinizi kuru tutmalısınız.
* Doğum sonu kanaması bittikten ve kendinizi hazır hissettiğinizde cinsel ilişkiye başlayabilirsiniz.
* İyileşme dönemi değişmekle beraber birkaç hafta sürmesi normaldir.
DOĞUMDAN SONRA GEBELİKTEN KORUNMA:
Doğum sonrasında kadının üreme organlarının eski fonksiyonlarını kazanma süreci de başlar. Bu kadının yeniden hamile kalabilmesinin şartlarının oluştuğu anlamına gelir. Bebeklerini hiç bir ek gıda vermeden yalnız anne sütüyle besleyen ve aynı zamanda da hiç adet görmeyen annelerde bu süreç daha uzun sürebilir (6 aya kadar). Bebeğinizi anne sütüyle ya da mama ile besliyor olabilirsiniz, ama ilk adetiniz 5-8 hafta arasında olabilir. Adet henüz başlamamış olsa bile doğum ve doğum sonrası ilk adet arasındaki sürede de hamile kalabileceğinizi unutmayın. Doğum yapmış olmak her an yeni bir gebeliğin olabileceğini düşündürür. Hemen yeni bir gebelik istemeyen çiftler en kısa zamanda korunmaya başlamalıdırlar.
İki çocuk arasında hemen çocuk istense bile bir süre ara vermek gerekir. İki doğum arasında iki yıldan az ara olursa hem iki çocuğun hem de annenin sağlığı olumsuz etkilenecek, yaşam kalitesi de düşecektir.
Gebelikten korunma yöntemleri sayesinde istenmeyen gebelikten korunmanın yanısıra cinsel hayat daha zevkli hale gelir, kürtaj sorunu ortadan kalkar.
Doğum sonrasında bütün yöntemler kullanılabilir. Ama herkes için uygun olan tek bir yöntem yoktur ve çiftler kendi durumları hakkında düşünerek seçim yapmalıdırlar. Yöntemin doğru kullanılıp kullanılmaması da yöntemin koruyuculuğunu etkiler.
Doğumdan hemen sonra hastaneden çıkmadan önce veya 6. haftanın bitiminde kanama olsun ya da olmasın Rahim İçi Araç (spiral) taktırılabilir.
Bebeğini emziren anneler sütü azaltmayan doğum kontrol haplarını kullanabilirler. Mini hap dediğimiz bu tür haplara doğumdan sonra hemen başlanabilir. Bebeğinizi emzirmiyorsanız diğer doğum kontrol haplarını da kullanabilirsiniz.
Kılıf (prezervatif), fitil hemen ilk ilişkide kullanılmaya başlanabilir.
Diyafram, Norplant (kola takılan çubuklar), koruyucu iğne doğumdan 6 hafta sonra kullanılabilir.
Artık hiç çocuk istemiyorsanız sizin ya da eşinizin tüpleri bağlanabilir.
Seçeceğiniz yöntem için muhakkak danışmanlık alın ve eşinizle birlikte seçim yapın.
Doğum sonrası adet
Gönderen elektroseyir zaman: 15:12 0 yorum Bu kayda verilen bağlantılar
Etiketler: adet Doğum, Doğum sonrası, Doğum sonrası adet, Doğumsonrasıadet, sonrası adet
